Scorp Macerası

Herkese selam 🙂

Malum maceranın hikayesine geçmeden önce Scorp hakkındaki görüşlerimi belirtmek istiyorum. Scorp, Türkiye’den çıkmış nadir başarılı platformlardan bir tanesi.Bunu kabul etmek lazım. Sikko sikko startuplara milyon liralık yatırımların yapıldığı güzel Türkiyemde communityyi sağlam temellere oturtmayı başarmış başarılı bir startup görmek güzel. Bugün 1 yaşını kutlamış hatta, tekrar kutlayalım 🙂

1 yıllık bir girişimin altyapısında teknik hataların bulunması son derece normal bir durum. Zaten “Biz sistemi kurduk haydaaa hobareee 10 yıl gider” kafasıyla işler yürümüyor bu sektörde. O nedenle açıklardan vs. bahsetmek yerine ben bu platformda yanlış giden bazı şeylere değinmek istiyorum.

Moderasyon. Üzülerek söylüyorum ki moderasyon her ne kadar işini tam anlamıyla yapsa da bazı şeylere göz yumulması kabul edilebilir değil. “Dünyanın en samimi sosyal medyası” başlığıyla bu sistem yürüyorsa bana göre orospuluğu bir şöhret basamağı olarak gösteren insanlar samimi değil. Scorp herkesin kolayca erişebildiği ve yaş sınırının olmadığı bir platform. Bu durum göz önüne alındığında günümüz sosyal medyasında küçük yaştaki gençlerimizin bu tarz kişilere özenebilmesi çok ihtimalli bir durum.

Geçen hafta küçük bir kız kardeşimiz bu kişilerden birine özenip onun gibi bir post atmış. Ben videoyu görmedim fakat bir headline altında konuşulurken duydum. Bu benim Scorp’ta yapılamayacakları yapmamdaki birinci sebebimdi.

Asıl hikaye aslında ikinci sebebimde başlıyor 🙂

Bundan yaklaşık 3 ay öne MasterCard’ın düzenlediği Masters of Code Hackathonuna katılmıştık “Nane” ekibi olarak. Koç Kuluçka Merkezi’nde gerçekleştirilen bu etkinlikte biz de Scorp’un ofisinde çalıştık. O sırada Scorp’un kurucu ortaklarından Sercan yanımıza geldi (aslında adam kendi ofisine geldi … :D) Scorp’un web sitesi o zamanlar henüz beta aşamasındaydı. Biz de meraklı yazılımcılar olarak daha önce kurcalayıp bazı açıkların olduğunu öğrenmiştik, fakat bununla ilgili bir aksiyon almamıştık. Kendisiyle bu açıklar hakkında konuştuk ve “Hackleyebiliyorsanız hackleyin” yanıtını aldık 🙂 Ben şahsen bunu bir challange a dönüştürmek istemedim kendi içimde. Fakat “hackleyebiliyorsanız” dedikten sonra test sunucusu falan sohbeti geçmediği için dönüştürmüş bulundum.

Ben kendimi hacker olarak görmedim, görmüyorum da. Hacker kavramı çok daha farklı bir olay benim için. Fakat bir sistemi çalışabilir en stabil haline getirebilmek için bir tarafın saldırıp diğer tarafın bu saldırıları karşılayabilmesi gerekli. Büyümek istiyorsunuz, anlayabiliyorum. Almanyalara açılmalar falan başlamış, bunlar çok güzel hareketler. Bana göre şu an yaptığınız hareketin yürümeyi bile bilmeyen bir bebeği yüzsün diye havuza atmaktan hiçbir farkı yok. Herşey alelacele yürüyormuş gibi bir his var içimde. Bunun nedeni yatırımcıların gereksinimlerini karşılamak da olabilir, açgözlülük de olabilir, ya da yetersiz kaynaklar da olabilir. Şu an benim aklıma en çok yatan kaynak yetersizliği oldu çünkü en son kendileri Python – Django ile uğraşıp 5 yıllık iOS tecrübesi olan bir full-stack developer arıyorlardı.  Good luck with that.

Android var, Türkçe tabiriyle bas-çek yok. Servisler allaha emanet. Tasarımlardaki uyuşmazlık diz boyu. Windows Phone clientı yok. (olmasa da olur dediğinizi duyar gibiyim). Feature-set için çok konuya girmeye gerek yok eminim Faz 2 – Faz 3 seviyesinde güzel özellikler eklenecektir, bu tarz şeyler için henüz erken. Fakat implementasyonu çok basit bir “Profil Yaş Sınırlaması” özelliği eklemek bütün bu NSFW olaylarını çözecekmiş gibi geliyor bana.

Scorp’un bu saatten sonra “meme görmek isteyen kullanıcı” kitlesini kullanarak kendini büyütmeye ihtiyacı yok. Aksine, artık oluşturduğu bu topluluğa yanıt verebilen hareketlere ihtiyacı var. Fenomenlere sinema – konser bileti vs. dağıtmaktan bahsetmiyorum. Zaten fenomen – fenomen değil diye ayrım yapılması da ayrı bi olay da , neyse. Burada olay herkes. Herkes bu oluşturulan topluluğun bir parçası. Buna bağlı aksiyon alınması uzun vadede her türlü kazanç sağlar.

Şu trolleme işine gelecek olursak. Sanırım üç kez ban yedim 🙂 Zaten Scorper olma gibi bir niyetim olmadığı için bu bana zarar veren bir şey değil. Hesabımı geçen hafta sistemi daha yakından tanıyabilmek için açmıştım.

Unutmadan eklemek istiyorum, adıma açılan “Scorpu Hackleyen Adam”  headline’ına atılan bütün postları tekrar tekrar izledim. Hepsine çok güldüm, hepiniz harikasınız 🙂 Güzel dilekleriniz için çok teşekkür ederim. Bana göre bu benim başarım olarak değerlendirilmemeli asla. Bu tam olarak benim o videoda savunduğum şeye katılan insanların samimiyetiyle ortaya çıkmış bir baş kaldırış. Scorp bu insanlara kulak vermeli.

İş hayatımdan vakit bulduğum her zamanda Scorp’a her konuda destek vermeye hazırım, benim Scorp ile bir zıtlaşmam vs. hiçbir şekilde yok, yanlış anlaşılmasın 🙂 Bu konuyla ilgili gerekli prooflarla bkaankose@outlook.com adresinden bana ulaşılabilirler.

Hadi eyvallah…

0
Shares